Biyografi

Tarhan Telli
Tarhan TELLİ (TT)

Tellioğlu ailesinin 11. kuşaktaki tek varisi olarak 21 Haziran 1980′de İstanbul’da dünyaya gelir. Dedesi Turhan Telli’nin kendisi gibi TT olan ve eşbenzerim diyebildiği gözbebeği küçük TT, bütün okul öncesi dönemini alınan oyuncakları parçalayıp değiştirerek, kendi kendine yaptığı araçlarıyla oynayarak geçirir.

Oyuncaklarını parçalayarak kendi hayalindekilere ulaşmaya çalıştığı ilk zamanlarından itibaren içinde taşıdığı farklı olanı aramaya, yapmaya yönelik tutkular, davranışlarında ona yön veren dinamiklerin kaynağını oluşturur.

15 yaşlarında çok sevdiği çocukluk arkadaşlarından birine bekle ben bu işi yapacağım der ve 16’sında birlikte haftalıklarını biriktirerek ailelerinden gizli bir motosiklet alıp, 3 yıl boyunca Etiler’de bir oto yıkamacıda saklayarak kullanmayı öğrenirler.Babası İrfan Telli; TT 16 yaşında iken ona hurdalıktan bir Amerikan arazi taşıtı alır. TT ehliyetini alana kadar 2 yıl boyunca bütün zamanlarını, oto sanayiinde kendi tabiriyle bu araçla oynayarak geçirir, 4 silindiri 8 silindir yapar, düz vitesi otomatik vitese çevirir, rengini döşemesini değiştirir, motorunu çıkarıp takarken üzerine düşürüp kaburgalarını bile kırar, özetlersek mümkün olan her türlü değişikliği yaparak deneyim kazanır. Oto sanayiinde geçirdiği bu zaman sebebiyle arkadaşları bir oto tamir ustasının kızına aşık olduğunu bile düşünürler oysa onun aklında ve kalbinde tek bir şey vardır, kendi hayalindekini yapmak ve başarmak.

Küçükken alınmış yeni oyuncaklarını kırarak elde ettiği parçalarla kendi araçlarını yapan TT’nin şimdi de hayatında vazgeçilmez olduğunu hissettiği en önemli şey bu tutkuyu yaşam stiline dönüştürerek varlığını sürdürmektir. Ne istediğinden emin olan TT inandığı yolda yürümek için görsel tasarım eğitimi alması gerektiğini düşünür; bunun için  liseden sonra Bahçeşehir Üniversitesi Görsel Tasarım ve İletişim Bölümünü tercih eder. Aynı zamanda araçlar üzerinde kişiselleştirme, modifikasyon ve tasarımla ilgili deneysel çalışmalarına uygulamalı olarak devam eder.  Bütün bu süreç boyunca hayatındaki insanlarla hayallerini ve yapmak istediklerini paylaştıkça karşılaştığı olumsuz yorumlar ve inançsızlıklar, onu daha da motive eder ve bu düşüncelerin yanlış ve faydasız olduğunu ispat etmek için “Onlarla aramızda ne fark olduğunu görmek istiyorum” diyerek üniversite bittikten sonra Amerika’ya gider.

“Bana çok farklı bakıyorlardı, kapılarında biri var, sizinle çalışmak istiyorum beni işe alın diyor, üstelik bunun için size para öderim diyor. Onlar için Meksikalı bir Türktüm…’’  İşe alıyorlardı, çalışıyor, üretimin inceliklerini öğreniyordum, istedikleri zaman yerlere paspas bile yapıyordum ama ben de motor yapacağım dediğimde deli Türk deyip gülüyorlardı, şimdi o yanında çalıştığım firmalar fuarlarda benim yanımda stand almaya çalışıyorlar… diyen TT’nin tek amacı gözlem yapmak deneyim kazanmak, ne yaptıklarını görmektir  ve bunun için günlük 14 dolar 75 sent parayı iş yerlerine, işverenlere ödeyerek 2,5 yıl boyunca ABD’nin çeşitli eyaletlerdeki motosiklet üreticilerinin yanında çalışır ve büyümüş hedefleriyle geri döner.

Yıllardır basit bir yedek parçada bile dışarıya bağımlı olmamızın saçma olduğunu düşünen ve aramızda ne fark olduğunu görmek için giden TT döndüğünde, hiçbir eksiğimiz olmadığı gibi daha iyisini yapabileceğimizi, çok daha zeki olduğumuzu ve bütün bunları başarmak için kendimize ait markamızı var ederek globalleşmemiz gerektiğini düşünür. Müşteriyle birebir ilişki kurarak kişiselleştirmenin Chopper ruhuna daha çok yakıştığını deneyimleyen TT, 2005 yılında TT Custom Choppers’ı kurar.